Filoloji tarihi nasıl aydınlatır?
Özet
Bu bölüm, yazılı kaynakların yetersiz kaldığı Macar–Türk temas dönemlerinin dil tarihi verileriyle nasıl aydınlatılabileceğini incelemektedir. Önce Macar yer adları yapılarına göre sınıflandırılır ve Barcaság, Kunság gibi adlardaki +sÁg ekinin Türkçe +lXk ekinin çeviri yoluyla karşılanmasından doğduğu ileri sürülür. Eski Türkçe edgü sözcüğünün Eski Macarca egy(+ház) 'kilise' sözcüğüne kaynaklık etmesi, Tihany Manastırı'nın Kuruluş Belgesi'ndeki (1055) Macarca yer adları ve Gesta Hungarorum'da geçen, 'domuz' + 'baba' olarak yorumlanan Tonuzaba kişi adı ele alınır. Ardından Türkçe kökenli sayılan Macar adları sıralanır: tek unsurlu adlar (ör. Ajton, Kean, Szatmár ve Karaçay Türkçesi biçimleriyle karşılaştırılan Balmaz, Szatymaz gibi -mAz ekli adlar), +lIk > +lo ekiyle ya da onun çevirisi olan +sÁg ekiyle kurulan adlar ve Fehérvár, Etelköz, Karassó gibi birleşik adlar. Bölüm, Moldova Çangolarınınki gibi dilin merkezinden kopmuş ağızların arkaik özellikleri ve başka temasların izlerini koruyabileceğini savunur. Sözlü edebiyat alanında atasözlerini, halk metinlerinde kullanılan sıfatları, evlilik terimlerini ve masal kahramanlarını; Karaçay Nart destanındaki on dokuz kardeşin andını bir Macar masalıyla, Manoli üzerine bir Gagavuz türküsünü de Duvarcı Kelemen efsanesi ve yağmur duasıyla karşılaştırır; Türk dünyasından 77 ve Macar geleneğinden 77 masalın çevrilip yayımlandığını belirtir. Bölüm, karşılaştırmalı araştırmalarda kültürün bir bütün olarak ele alınması, ince ayrıntılara dikkat edilmesi ve kaynaklara özenle yaklaşılması gerektiği sonucuna varır.
İndir
Sayfalar
Gelecek
Lisans

Bu çalışma Creative Commons Attribution-NonCommercial 4.0 International License ile lisanslanmıştır.